|
Yazar Administrator
|
|
Perşembe, 23 Eylül 2010 00:42 |
|
Çanakkale önüne toplanan Ehl�i Salip
Karşısında bir ordu: şehit olmaya talip,
Şehitlik üstün makam, hiç bir paha biçilmez
Kalbde iman oldukça, �Çanakkale geçilmez�
Üst teğmen Faruk cepheye yeni gelen askerleri kontrol ediyor bir
taraftan da onlarla laflıyordu nerelisin gibi sorular soruyordu. Bir
ara saçının ortası sararmış bir çocuk gördü. Merakla
'adın ne senin evladım' der. Çocuk
'Ali' diye cevap verir.
Nerelisin? der. Ali
Tokat Zilede'nim der.
Peki evladım bu kafanın hali ne?' Ali
'anam cepheye gelirken kına yaktı komutanım der.
Neden? der komutan. Ali
'bilmiyorum komutanım' der:
Peki gidebilirsin Kınalı Ali' der. O günden sonra herkes ona Kınalı
Ali der. Herkes kafasındaki kınayla dalga geçer. Kısa surede cana
yakın ve cesur tavırlarıyla tüm arkadaşlarının sevgisini kazanır. Bir
gün ailesine mektup yazmak ister. Ali'nin okuma yazması da yoktur
arkadaşlarından yardim
ister ve hep beraber başlarlar yazmaya. Ali söyler arkadaşları yazar
'sevgili anne babacım ellerinizden öperim ben burada çok iyiyim beni
merak
etmeyin' diye baslar. Kız kardeşini kendinden bir küçük erkek kardeşini
sorar köyündekilerin burnunda tüttüğünü yazdırır. Kendilerini merak
etmemesini kendileri var oldukça düşmanın bir adim bile
ilerleyemeyeceğini yazdırır.
Gururla mektubu bitirir neden sonra aklına gelir ve yazının sonuna
anasına NOT düşer: Alinin kendisinden hemen sonra askere gelecek bir
kardeşi daha
vardır. 'Anacağım kafama kına yaktın burada komutanlarım ve arkadaşlarım
benle hep dalga geçtiler sakin kardeşim Ahmet'e de yakma onla da dalga
geçmesinler der ellerinden öptüm' diye bitirir. Aradan zaman geçer. İngilizler kati netice almak için tüm güçleriyle Gelibolu'ya yüklenirler. Bu cepheyi savunan erlerimiz teker teker şehit düşmüşlerdi.
Bunlara takviye olarak giden yedek kuvvetlerde yeterli olmamış onların sayıları
da epey azalmıştı Gelibolu düşmek üzereydi kınalı alinin
komutanı da olayı görüp yerinde duramıyordu. Kendisinin bölüğü henüz sıcak temasa
hazır değildi. Onlar yeni gelmişti onları insan bedeninin
sungu ve mermilerle orak gibi biçildiği bu yere dua ediyordu
Komutanların bu düşünceli hali gören ve durumun vahametini bilen
Kınalı Ali ve arkadaşları komutanlarına yalvar yakar oraya gitmek istediklerini
söylerler. komutanları onları ölüme gönderdiğini bile bile çaresiz gönderir.
Kınalı Ali'nin bölüğünden kimse sağ kalmaz hepsi şehit olmuştur.
Aradan zaman geçer. Kınalı Ali'nin ailesine yazdığı mektubun cevabi
gelir. komutanları buruk ve gözleri dolu dolu mektubu açıp okumaya
karar verirler. (bu mektubun asli Çanakkale müzesinde
sergilenmektedir)
Babası anlatır. Ali' nin. 'oğlum ali nasılsın iyi misin gözlerinden öperim selam ederim dedikten sonra
****ü sattık paranın yarısını sana yarısını da cepheye gidecek kardeşine veriyoruz simdi ****ün yerine tarlayı ben
sürüyorum zaten artık zahireye de fazla ihtiyacımız olmadığı için yorulmuyorum da siz sakin bizi merak etmeyin bizi düşünmeyin der koyu akrabalarını anlatır ve mektubu bitirir ali ananın da sana diyeceği bir
şey var' Anasını anlatır: ' oğlum ali yazmışsın ki kafamdaki kınayla dalga
geçtiler kardeşime de yakma demişsin kardeşine de yaktım komutanlarına ve arkadaşlarına söyle senle dalga geçmesinler bizde 3 şeye kına yakarlar
1- gelinlik kıza gitsin ailesine çocuklarına kurban olsun diye>
2- kurbanlık koç a ALLAHA kurban olsun diye
3- askere giden yiğitlerimize vatana kurban olsun diye.....
gözlerinden öper selam ederim ALLAHA emanet olun'
Mektubu okuyan Alinin komutanı ve diğerleri hıçkıra hıçkıra ağlamaktadırlar...
|
|
Perşembe, 23 Eylül 2010 00:43 tarihinde güncellendi |
Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için